-->

ADALET MESLEK ETİĞİ DERS ÖZETİ

ADALET MESLEKİ ETİĞİ

KAVRAMSAL TEMELLER

UNITE  ( 1 )
AHLAK
AHLAKIN KONUSU: insanların bilinçli eylemleridir. Nesnesel olaylar, durumlar, ahlaka uygun veya ahlaka aykırı olarak nitelenemez. Aynı şekilde hayvanların hareketleri de ahlakla ilgili değildir.
ÖRN:  uykusunda  horlayan birisi ne kadar çok kişiyi rahatsız ederse etsin sırf horladığı için ahlaka aykırı davranmış olmaz. En fazla horladığının  ve başka insanları rahatsız ettiğini bildiği halde tedavi olmak için hiçbir çaba sarf etmemesi  ahlaka aykırı olur.
AHLAK: uyulması gereken davranış kurallarıdır. İyiye yönelmiş eylemi gerektirir.
AHLAKSIZLIK: ahlak eylemlere yüklenirken ahlaksızlık insanlara yüklenen bir niteliktir uyulması gereken kurallara uymamayı alışkanlık haline getirmiş olmayı kastederiz.
ERDEM: ahlaken değerli görünen bir durumun gerçekleştirilmesi için kişinin sahip olması gereken yetenek, beceri, kapasite ve yeterliklerdir. ERDEM  kişilik özelliğidir. Ama bu özellik, ancak eylemler vasıtasıyla görülür hale gelir.
                                             PRATİK AKIL VE AHLAKİ DÜŞÜNÜŞ
TEORİK AKIL: aklın nesne ve olgular hakkında neye inanılması gerektiğiyle ilgili yapılan düşünmeyi gerçekleştiren yönü
PRATİK AKIL: aklın eylemle ilgili düşünmeyi gerçekleştiren ne yapılması gerektiğine karar veren yönü.
    DEGER YARGILARI

                                                                      AHLAK VE TOPLUM

Doğada yasalar vardır: olgular ve nesneler yasalara tabidir.( bir aslanın avını parçalaması ahlakla ilgili değildir. Doğanın ahlakı olmaz ).
ahlak,insan ürünüdür yani beşeridir insan tarafından yaratılmıştır.
                                                              AHLAK VE ETİK
Etik düşünme :  sadece filozoflara ait değildir. ‘’ Ne Yapmalıyım ‘’ sorusunun sorulduğu bir durumda, herkes etik düşünme gerçekleştirmek durumundadır.
AHLAKİ SORUMLULUK :ÖZGÜRLÜK,ÖZNELLİK VE GÖRELİLİK

Ahlakın dili normatiftir: yasaklar,izin verir,buyurur.
Belirlenimcilik: insan eylemlerinin,aynen doğa olaylarındaki gibi doğal süreçlerle belirlendiğini savunan görüş
Öznelcilik: ahlaki yargıların kişilerin duygularına bağlı olduğu ,salt o kişiye ait olması nedeniyle doğru ve ya yanlış olmayacağını söyleyen görüş.
Evrenselcilik:bazı ahlaki yargıların herkes için geçerli olduğunu savunan görüş.
Kültürel görelilik: ahlaki yargıların kültürel temele sahip olması nedeniyle karşılaştırılamayacaklarını ve veya farklı kültürlerde birbiriyle çatışan ahlaki yargıların aynı anda geçerli doğru olabilmesi anlamına gelir. Kültüre görelilik toplumu ahlaki bir otorite haline getirir.
AHLAKİ EYLEMİN GAYESİ:İYİNİN GERÇEKLEŞTİRİLMESİ è

EN YÜKSEK İYİ OLARAK MUTLULUK

* mutlulukçuluk: yaşamın anlamını mutlulukta bulan insan eylemlerinin son ereği olarak mutluluğu gören ahlak öğreticisi mutlulukçuluk.

*Hazcılık: duyusal hazlara bağlanan mutlulukçuluk.

* Faydacılık: özünde benci bir düşüncedir. Ancak kişilerin mutluluğunun toplumun genel mutluluğuna bağlı olduğunu savunduğundan ,toplumsal mutluluğu artırmayı ahlaki bir görev olarak görür.

** KANT: ahlak yasasını kendi ifadesiyle şu şekilde formüle etmiştir ‘’ öyle eyle ki,eyleminin dayandığı ilke ,aynı zamanda öbür insanların eylemleri içinde bil ilke ve yasa olabilsin ‘’.

ETİK GEREKÇELENDİRME   

ETİK: ahlak hakkında yapılan derin düşünme , yani ahlak felsefesi olduğunu belirtmiştik.bu derin düşünme ‘’ NASIL DAVRANMALIYIM ‘’ sorusuna yanıt arar.ve bu soruya ‘’ NEDEN ‘’ sorusuyla karşılar.

BİRİNCİ DÜZEY GEREKÇELENDİRME: SOMUT DURUMDA EYLEM SEBEBİ BULMAK

Olguyla gerekçelendirme: eylemlerin olgularla ilişkilendirildiği durumlarda ,esasında muhatabın bildiği varsayılan ve benimsemesi gerektiği varsayılan bir ahlak kuralına gönderme yapmaktadır.

ÖRN: yaşlı bir adama otobüste yer veren bir gence neden diye sorulduğunda yaşlıydı ayakta duramıyordu cevabı verilir soruyu soranda zaten bu cevabın farkındadır.

Duygularla gerekçelendirme: tutarlı bir ahlak düşüncesi,salt duyguların eylem sebebi olarak ahlakilik iddiasında bulunmasına izin vermez.

ÖRN: yaşlıya yardım eden kişi o yaşlıyı gördüğünde dedesine benzetiyorsa bu ahlakiliği savunan bir görüş olmaz.

Olası sonuçlarla gerekçelendirme: eylemlerin ahlaki açıdan gerekçelendirmesinde sadece sonuçlara odaklanmak iyi sonuçlar uğruna ahlaken kabul edilebilmesi mümkün olamayan eylemlerin yapılmasına neden olabilir.

ÖRN:acil bir kan anonsunu duyarak önemli bir iş randevusunu iptal eden ve kan veren kişi—aksi takdirde o kişinin ölebileceğini söyleyebilir.
Ahlak kuralı ile gerekçelendirme:bir eylemin ahlak kuralı ile gerekçelendirilmesi,başka şekilde gerekçelendirilmesinden iyidir.ne var ki bu gerekçelendirme etik düşünme ile daha ileri düzeyde gerekçelendirilmemişse kişi farkında olmadan başkalarının ahlaki düşüncesine dayanmış olabilir ve benzer durumlarda farklı davranma riskiyle karşı karşıyadır

ÖRN: yaptığı alışveriş sonrasında aldığı para üstünün  fazla olduğunu görerek fazla kısmı iade eden kişi bu eylemini dürüst olmak gerektiğini söyleyerek gerekçelendirebilir.

Ahlaki otoriteyle gerekçelendirme: eylem sebebini başka bir iradeye bağlamış kişi ,özgürlüğünden ve kişiliğinden vazgeçmiştir.

ÖRN: ister tekil olaylarda nasıl davranılacağı ile ilgili isterse kural şeklinde ifade edilmiş ahlaki yargılar olsun;baba,öğretmen,grup lideri,parti başkanı,din adamı yada dini bir örgüt,yüksek mahkeme v.b  kişi ve kurumların görüşlerine ,eylemi ahlaken meşrulaştıran  sebepler olarak başvurulabilir.

Vicdanla gerekçelendirme: vicdanın sesi olarak adlandırdığımız şey ,sorgulamaksızın kabul ettiğimiz otoritelerin yankısı  yahut çıkarı peşinde koşan egomuzun aldatmacası olabilir.

ÖRN:  insanlar vicdanlarının sesini  dinleyerek karar verirler yahut vicdan azabı çekmekten korkarak bazı eylemlerden kaçınırlar.hatta bazı zor kararların alınması arefesinde  içinden gelen sesi dinle tavsiyesi  oldukça iyi bir tavsiye gibi görünür.

                                 İKİNCİ DÜZEY GEREKÇELENDİRME : KURALI GENELLEŞTİRMEK

Normatif etik : etik düşünmenin kurallar koyan,nasıl davranılmasını gerektiğini söyleyen,bir değer anlayışını savunan biçimi.

 Kendi çıkarı peşinde koşmak:Bencillik

Kendi çıkarı : genelde buradaki çıkar ifadesi haz,mutluluk,maddi çıkar vs . gibi

Bencillik:  kişinin kendi çıkarına uygun olanı yapması gerektiğini söyleyen etik kuramı.

Bencillik mantıken tutarsızdır.herkesin kendi çıkarına olan şeyi yapmasını söyleyemeyiz.zira çıkarlar çoğunca çatışır.

Özgeci: başkasını düşünen kuram.

Sonuçları dikkate almak : sonuççuluk

Sonuççuluk: bir eylemin ahlaki açıdan doğruluğunun.eylemin sonuçlarına bakılarak belirlenmesi gerektiğini söyleyen etik kuramlara verilen isim. Çıkarın sonuclanacağı değer e bakılır ve sonuca gidilir.

Faydacılık: bir eylemin ahlaken doğru olabilmesi için,eylemin sonuçlarının toplumdaki mümkün olan en fazla sayıdaki  insanın mümkün olan en fazla sayıdaki insanın mümkün olan en büyük mutluluğunu sağlaması gerektiğini söyleyen etik kuram.

 Kural faydacılığı : Bazı kuralların toplum için faydalı olduğundan hareketle,eylemlerin o andaki sonuçlarından çok çok,kuralın daima uygulanmakla ortaya çıkacak faydayı dikkate alan etik kuram.Hayatın karmaşıklığı çerçevesinde eylemlerin sonuçlarını sağlıklı bir şekilde hesablayabilmek mümkün değildir.sonuçcu açısından eylem sahibinin niyeti ,kişilik özellikleri,erdem sahibi olup olmaması çokda önemli değildir.

Ödeve uygun eylemde bulunmak: ödev etiği

Ödev etiği: kişilerin bazı kuralları sonuçları ne olursa olsun uygulamasının ahlaken ödevleri olduğunu söyleyen etik kuram.daima doğruyu söylemek gerekir ve adalet ilkesine hep uyulmayı gösterir. İsitsnai durumlar hariç zor anlar.

Erdemli olmak:Erdem etiği

Erdem : ahlakın övdüğü iyi olma ,alçak gönüllülük,yiğitlik,doğruluk vb. Kişiliğe ait niteliklerin genel adı,fazilet.söz gelimi cesaret ,akla uygun hareket etme,ölçülükük,iyilikseverlik gibi erdemler insanlara nasıl hareket edeceğini gösterir.erdemler doğuştan gelen değil sonradan kazanılan ,uygulamayla geliştirilen özelliklerdir. İyi insan olmak.

Erdem etiği: ahlaken doğru eylemin belirlenmesinde kişilerin eylemlerinden çok kişilik özelliklerine vurgu yapan etik kuram.

                          ÜÇÜNCÜ DÜZEY GEREKÇELENDİRME:KURAMIN DOĞRULUĞUNU SINAMA

Meta-etik:belli bir ahlaki anlayışın veya etik kuramın değil,genel olarak ahlaki yargıların doğası ve doğruluk/yanlışlığı hakkında yapılan felsefi düşünme.

Doğalcılık: ahlaki yargılarımızın bize olgulara karşılık gelen bir bilgi sağladığı,dolayısıylada bu yargıları rasyonel bir sınama imkanına sahip olduğumuzu söyleyen meta-etik kuram.

Sezgicilik: temel ahlaki ilkelerin ve değerlerin bilgisinin sezgi yoluyla bilinebileceğini ve kanıtlamak için başka bir araca gerek olmadığını söyleyen meta-etik kuram. Sezgicilik , gizemli bir sezgi yeteneği varsayımına dayanır.

Duyguculuk ve Öznelcilik

Duyguculuk: ahlaki yargıların sadece yargıda bulunan kişinin duygularını yansıttığı savunan meta-etik kuram.

Öznelcilik: ahlaki yargıların kişilerin duygularına bağlı olduğu, salt o kişiye ait olması nedeniyle doğru veya yanlış

olmayacağını söyleyen meta-etik kuram.

Hiççilik: uyulması gereken ahlak kurallarının varlığını inkar eden düşünce.Nihilizm.

 Görelilikçilik

Görelilikçilik: ahlaki yargıların kültürel temele sahip olması nedeniyle karşılaştırılamayacaklarını  ve/veya farklı kültürlerde birbirleriyle çatışan ahlaki yargıların aynı anda  geçerli/doğru olabileceğini söyleyen meta-etik kuram.     Ahlaki yargıların evrenseliğini iddia ederken ,belli bir ahlak anlayışının dayatılmasını reddetmek mümkündür.

DÖRDÜNCÜ DÜZEY GEREKÇELENDİRME:KURAMLARI KARŞILAŞTIRMA

Temelcilik: bir ahlak sisteminin bazı temel apaçık hakikatlerle  gerekçelendirilebileceğini söyleyen meta-etik kuram.

Tutarlılıkçılık: bir ahlak sisteminin ,sistemi kuran önermelerin birbirleriyle tutarlı olmaları durumunda gerekçelendirilebileceğini söyleyen meta-etik kuram.



BEŞİNCİ DÜZEY GEREKÇELENDİRME:ETİK DÜŞÜNME EYLEMİNE  AHLAK KAZANDIRMA

Zorlamayla yapılan ve ahlaken doğru olduğu inancıyla yapılmayan eylem ,ahlaki bir eylem değildir.
Ahlaki eylem,başka insanları dikkate alan,onların özgürlüğünü önemseyen önlemdir.
Ahlaki eylem,başkalarının iyiliğini ister. Ama özgürlük , iyilikten önce gelir.
Etik,ahlak kurallarının benzer olaylara benzer şekilde uygulanmasını talep eder.
Etik,ahlak kurallarının benzer olaylarda benzer şekilde uygulanırken,eşitliği temel alan bir adalet anlayışını talep eder.
Ahlaki yargılarda bulunurken, başkalarının görüşlerine de değer verilmelidir.sahip olunan ahlaki yargılar sürekli diğer görüşlerle karşılaştırılmalı ve değerlendirilmelidir.
   KAMU ETİĞİ

Meslek etiği olarak kamu etiği

Kamu: genel olarak devlet organlarını anlatır.teknik anlamıyla,kamu idaresi anlamında,yasama ile yargı organları dışında,devletin yürütme erkini kullanan organlara karşılık gelir.

Kamu hizmeti: kamu idaresinin toplumun günlük yaşamını sürdürmek,dolayısıyla kamu yararını gerçekleştirmek amacıyla yaptığı faaliyetlerdir.

Kamu yararı: tek tek kişilerin çıkarlarını değil ,toplumun genel çıkarını ifade eder.kamu yararı,toplumdaki çıkar çatışmalarında çoğunluğun azınlığa üstün tutulması gerektiğini kabul eder.

Kağıt üstünde iyi görünen bir sistem ,iyi sonuçların alınacağının garantisi değildir.
Kamu etiği: dış denetim mekanizmalarının önüne iç denetim düşüncesini alır.

Etik kodlar: meslek örgütlerinin meslek üyelerine rehberlik etmek üzere,bazende disiplin uygulamalarında kullanılmak üzere hazırladıkları meslek ahlakı kuralları ve etik ilkeler metinleri.

Kamu etiği,bir tür meslek etiğidir.


Kamuda ahlak sorunları ve etiğin önemi

Yolsuzluk ,kamu görevlilerinin sahip oldukları ,kimi kamusal yetkiyi,kamu yararının dışında kendi kişisel çıkarları için kullanmasıdır.kamu etiğinin kapsamı,yolsuzluktan daha geniştir.
Kamu yönetiminde karşılaşılan ahlaka aykırı davranışlar şunlardır.

Rüşvet: Kamu görevlisinin yapmaması gereken bir işi yapmak için menfaat sağlaması.
irtikâp: Kamu görevlisinin konumundan meşru olmayan bir biçimde yararlanarak, kamu idaresiyle ilişkisi olanlardan haksız yararlar sağlaması; görevi gereği yapması gereken bir işi ancak menfaat karşılığı yapması.
Zimmet (ihtilas): Kamu görevlisinin görevi gereği kendisine teslim edilen malı, kendi malı gibi kullanması veya başkasına devretmesi.
Kaçakçılık: Vergi vermeden veya yasalarca alım satımı yasak edilen nesneleri yurda sokma, yurttan çıkarma, gizlice alıp satma ve bundan bir kazanç sağlama eylemi.
Resmi ihaleye fesat karıştırma: Kamunun açtığı ihalelerin adalet ve dürüstlük ilkeleri çerçevesinde yapılmasını engelleyecek eylemlerde bulunma.
Görevi kötüye kullanma: Kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı davranarak veya görevini yapmakta gecikmek suretiyle, vatandaşların mağduriyetine yol açması veya bazı kişilere kazanç sağlaması.
Gücün istismar edilmesi: Kamu görevlisi olmanın verdiği gücü, işkence veya şiddet uygulama gibi eylemlerle kötüye kullanma.
Kayırmacılık ve ayrımcılık: Kamu hizmetinin verilmesinde çeşitli nedenlerle bazı kişilere öncelik ve ayrıcalık tanıma; çeşitli nedenlerle bazı kişilerin kamu hizmeti almasını engelleme veya geciktirme.
Hakaret ve kötü muamele: Kamu hizmeti sunumu sırasında vatandaşlarla girilen ilişkide hakaret etme, saygısız ve kaba davranma, azarlama vs.
Dedikodu: Kamu görevlilerinin, görev yaptıkları birimde, çalışma arkadaşları veya üstleriyle ilgili olumsuz görüşler ile çalışma ortamıyla ilgili olmayan ve hakkında konuşulan kişi hakkında olumsuz

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Öne Çıkan Yayın

How to Trade Forex with $100

Translate